
Geçici Koruma Rejimi, Kayıt ve Hizmetler, Uluslararası İş Birliği, Gizlilik ve Barınma | YUKK m.91–95
Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Geçici koruma, ülkelerini terk etmek zorunda kalan ve kitlesel akın nedeniyle bireysel uluslararası koruma değerlendirmesine alınamayan yabancılara yönelik özel bir koruma rejimidir. Bu sistem, mülteci veya şartlı mülteci statüsünün bireysel olarak tanınmasıyla aynı değildir. Geçici koruma kapsamına girmek, kişinin bütün diğer yabancılar hukuku statülerini otomatik olarak kazandığı anlamına gelmez.
6458 sayılı Kanun’un 91. maddesi geçici korumanın temel dayanağıdır; ayrıntılı kurallar Geçici Koruma Yönetmeliği’nde yer alır. Kanun’un 92–95. maddeleri ayrıca uluslararası iş birliği, menşe ülke bilgileri, bilgi gizliliği ve kabul-barınma merkezlerini düzenler. Geçici koruma ile uluslararası korumaya ilişkin bu diğer hükümler arasındaki ayrım uygulamada önemlidir.
Bu makalede geçici korumanın kapsamı, istisnaları, kayıt ve kimlik, temel hizmetler, korumanın sona ermesi, kurumlar arası iş birliği ve barınma merkezleri; geri gönderme yasağı ve kişisel bilgilerin korunması ilkeleri çerçevesinde açıklanmaktadır.
Geçici Koruma Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?
YUKK m.91; ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, geri dönemeyen ve acil-geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak Türkiye sınırlarına gelen veya geçen yabancılara geçici koruma sağlanabileceğini düzenler. Geçici koruma, bireysel uluslararası koruma statülerinden farklı bir mekanizmadır. Kapsam ve usul büyük ölçüde 22 Ekim 2014 tarihli Geçici Koruma Yönetmeliği ile belirlenmiştir.
Geçici Koruma Yönetmeliği m.3 ve m.7, kitlesel akın döneminde bireysel gelen fakat bireysel koruma işlemleri yapılamayan kişileri de kapsayan bir yapı öngörür. Geçici koruma kapsamına alınmak, kişiye kendiliğinden YUKK m.61–63 anlamında mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsü verildiği anlamına gelmez.
Geçici koruma ile bireysel uluslararası korumanın farkı, başvuruların değerlendirilme biçiminde ortaya çıkar. Kitlesel akın döneminde devlet, koruma ihtiyacı bulunan çok sayıdaki yabancının kabulü, kaydı ve temel hizmetleri için özel usuller belirleyebilir. Bununla birlikte geçici koruma sağlanan kişilerin aynı hayat koşullarına veya aynı risklere sahip oldukları varsayılamaz. Özellikle sağlık, çocuk koruma ve aile birliği bakımından bireysel koşulların değerlendirilmesi gerekir. Kapsama ilişkin kararlar ile geçici koruma kimlik belgesinin hukuki niteliği diğer ikamet ve uluslararası koruma belgelerinden ayrıdır. Bu nedenle belge adı, kayıt yeri ve geçerli idari kurallar kontrol edilmelidir.
Geçici korumanın kitlesel niteliği, her kişi için aynı sağlık veya aile koşullarının bulunduğu varsayımını haklı kılmaz. Kişinin kayıtlı olduğu il, aile üyeleri ve özel ihtiyaçları bakımından farklı idari düzenlemeler gündeme gelebilir. Özellikle yalnız ebeveynler, refakatsiz çocuklar ve ağır hastalar için korunma gereksinimi daha ayrıntılı araştırılmalıdır. Kapsama giren kişinin kendi ülkesine dönememe nedenleri değişebilir; bu nedenle geri dönüş veya kapsam dışı bırakma işlemlerinde bireysel güvenlik riski göz ardı edilmemelidir.
Kitlesel akın durumlarında çok sayıda kişinin kısa sürede sınırı geçmesi, her başvurunun olağan bireysel usulle ele alınmasını fiilen güçleştirebilir. Geçici koruma bu nedenle idarenin kayıt, barınma ve temel hizmetleri örgütleyebilmesi için özel bir hukuki yapı kurar. Bununla birlikte geçici koruma sağlayan rejim, kişilerin temel haklarını ortadan kaldıran geçici bir idari kolaylık şeklinde yorumlanmamalıdır. Koruma kapsamına girenlerin kayıtları, aile birlikleri ve özel ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Türkiye’de yasal kalışın dayanağı, kişinin klasik ikamet izni almış olmasından farklı olabilir. İlgili belgenin statüsü kendi mevzuatına göre değerlendirilmelidir.
Kimler Geçici Korumadan Yararlanabilir?
Geçici Koruma Yönetmeliği m.7, kapsama girebilecek yabancıları belirlerken m.8 bazı ağır suç, ciddi güvenlik ve uluslararası hukukla bağlantılı dışlama nedenlerini düzenler. Kapsam değerlendirmesinde kişinin hangi tarihte ve hangi olaylar nedeniyle geldiği ile korunma ihtiyacı önem taşır.
Dışlama kararı bireysel olmalıdır. Geçici koruma kapsamına alınmayan veya koruması sona erdirilen kişilerin geri gönderilmesi konusunda yine geri gönderme yasağının gerektirdiği bağımsız değerlendirme yapılır. Bir statünün bulunmaması, işkence veya insanlık dışı muamele riski olan yere gönderilmeyi meşru kılmaz.
Dışlama nedenleri değerlendirilirken idarenin dayandığı olguların belirli olması gerekir. Genel bir güvenlik değerlendirmesi ile kişiye isnat edilen somut fiil arasındaki ayrım önemlidir. Kapsam dışı kalma kararı verilen kişinin mevcut başka yasal kalış veya koruma imkânı varsa bunlar ayrıca incelenmelidir. Böyle bir kararın tebliği, başvuru yolu ve gerekçesi hukuki denetime elverişli olmalıdır. Kişinin haklarını kullanabilmesi için neye karşı başvuracağını bilmesi gerekir.
Geçici korumanın kapsamı belirlenirken yalnızca kişinin vatandaşlığına değil, kitlesel akına dayanak olan olaylara, geliş tarihine ve yürürlükteki kapsam kararlarına bakılır. Geçici korumadan yararlanamayacak kişiler bakımından yönetmelik çeşitli ağır fiil ve güvenlik nedenleri öngörür. Bu nedenlerin bireysel olarak uygulanması gerekir. Kişinin kapsam dışında bırakılması veya korumasının iptal edilmesi durumunda başka hukuki statü veya geri gönderme yasağı kapsamında değerlendirme yapılması gerekebilir. Dolayısıyla kapsam dışı bir karar, işkence veya ciddi zarar riski bulunan her yere gönderme bakımından sınırsız bir yetki vermez. Kararın gerekçesi ve kişiye özgü koşullar önem taşır.
Geçici Koruma Kaydı ve Kimlik Belgesi Ne Sağlar?
Geçici koruma sisteminde kayıt ve kimlik işlemleri, kişinin hizmetlere ve idari kayıtlara erişimi bakımından temel role sahiptir. Bununla birlikte geçici koruma kimliği ile ikamet izni veya bireysel uluslararası koruma statü kimliği aynı belge değildir. Geçici Koruma Yönetmeliği, koruma kapsamındaki kişinin ülkede kalışı, kayıt süreci ve ilgili kurumlarla ilişkisini özel olarak düzenler.
Adres kayıtları, belirlenen ilde bulunma yükümlülüğü ve seyahat izinleri uygulamaya göre önem taşıyabilir. Geçici koruma kapsamındaki kişinin özel olayda hangi düzenlemeye tabi olduğu kontrol edilmelidir.
Geçici koruma kimlik belgesinin düzenlenmesi çoğu zaman kişinin temel hizmetlere erişiminde pratik başlangıç noktasıdır. Ancak kayıt ve kimlik bilgilerinde bir hata bulunması, örneğin sağlık hizmeti için yanlış doğum tarihinin gösterilmesi veya okul kaydında aile ilişkisinin uyuşmaması gibi sorunlara yol açabilir. Kayıt ili ve seyahat izni düzenlemeleri de günlük yaşamı etkileyebilir. Başka bir ile kalıcı taşınma planı yapılmadan önce ilgili usulün öğrenilmesi yararlıdır. Kimlik ve kayıt konusu kişinin yasal statüsünün kendisinden ayrı olmakla birlikte haklardan fiilî yararlanmayı doğrudan etkiler. Belgelerin güncel tutulması bu nedenle önemlidir.
Kimlik ve adres bilgilerinin güncellenmesi, sağlık ve eğitim gibi hizmetlerde kayıt uyuşmazlıklarını önleyebilir. Aile üyelerinden birinin farklı statüye geçmesi veya il değiştirmesi hâlinde önceki kayıtlarla yeni statünün ilişkisi kontrol edilmelidir. Özellikle çocukların okul kayıtları, tedavi gören kişinin hastane takipleri ve çalışma izni başvuruları doğru ve güncel kimlik verileriyle yürütülmelidir. Geçici koruma kimliği, başka bir kişinin kimliğiyle aynı koşullarda kullanılabilecek devredilebilir bir belge değildir.
Geçici koruma kimlik belgesinin amacı, kişinin kaydının tutulması ve koruma kapsamında yürütülen işlemlere erişimin sağlanmasıdır. Bu belgenin ikamet izni veya doğrudan uluslararası koruma statüsü belgesiyle aynı hukuki sonuçları verdiği varsayılmamalıdır. Kayıtlı olunan il, adres değişikliği, seyahat izni ve kimlik bilgilerinin güncellenmesi uygulamada önem kazanabilir. Özellikle aile fertlerinin farklı illerde bulunması, eğitim veya tedavi amacıyla hareket edilmesi ve uzun süreli adres değişikliklerinde yürürlükteki idari usul ayrıca kontrol edilmelidir. Kayıt sürecinde yanlış yazılmış kimlik bilgileri ileride sağlık, eğitim veya diğer başvurularda sorun doğurabilir.
Geçici Koruma Kapsamında Hangi Haklar Bulunur?
Geçici Koruma Yönetmeliği m.6 geri gönderme yasağını açıkça düzenler. Kapsamdaki kimse işkence, insanlık dışı muamele veya yaşam ve özgürlüğe yönelik Kanun’da sayılan ciddi tehditlerin bulunduğu bir yere gönderilemez. Bu ilke, geçici koruma rejiminin temel hak boyutudur.
Eğitim, sağlık, sosyal yardım ve iş piyasasına erişim alanlarında yönetmelik ve ilgili özel düzenlemeler belirleyicidir. Her hizmete erişimde kimlik, kayıt yeri, ihtiyaç ve diğer mevzuat şartları birlikte değerlendirilebilir. Hakların kapsamına ilişkin sonuçlar, uygulamada yürürlükteki özel düzenlemelerle teyit edilmelidir.
Temel hizmetlerin kapsamı eğitim, sağlık, sosyal destek ve çalışma alanlarında aynı ölçütlere dayanmaz. Örneğin çalışma bakımından ilgili çalışma izni düzenlemeleri, sağlık bakımından özel hizmet ve kayıt koşulları gündeme gelebilir. Geçici koruma kimliğinin bulunması, her meslekte izinsiz çalışma veya tüm özel sağlık hizmetlerini karşılıksız alma sonucunu doğurmaz. Bununla birlikte çocukların eğitime fiilen erişimi, özel ihtiyaç sahiplerine destek sağlanması ve aile bütünlüğünün korunması gözetilmelidir. Yönetmelikteki geri gönderme yasağı korumadan yararlanan kişinin tehlikeli bir yere gönderilmesini engelleyen temel güvencelerden biridir. Bu ilke yalnızca statü belgesinin teknik geçerliliğine indirgenemez.
Geçici Koruma Ne Zaman Sona Erer?

Geçici koruma, niteliği gereği kitlesel bir koruma rejimidir; bu nedenle bireysel koruma statüsünün sona erme sebepleriyle birebir aynı sistem içinde değerlendirilmez. Geçici Koruma Yönetmeliği korumanın sona erdirilmesi, bireysel olarak sona ermesi ve Türkiye’den ayrılmaya ilişkin ayrı kurallar içerir.
Gönüllü geri dönüş kararı gerçek iradeye dayanmalı, kişinin döneceği yerde karşılaşabileceği riskler ve çocukların durumu gözetilmelidir. Bu süreç ile YUKK m.60/A kapsamındaki düzensiz göçmen destek sistemi ve m.87 kapsamındaki uluslararası koruma gönüllü dönüş sistemi hukuken birbirinden ayrılmalıdır.
Geçici korumanın sona ermesi gündeme geldiğinde kişinin Türkiye’deki gelecek statüsüne ilişkin seçenekler ayrıca araştırılmalıdır. Bir toplu kararın kapsamı ile belirli kişi hakkında verilen bireysel işlem arasında fark bulunabilir. Gönüllü dönüş yapmak isteyen kişinin döneceği yerdeki güvenlik durumu, aile fertlerinin iradesi ve devam eden tedaviler önem taşır. Kişinin geçici korumadan ayrılması, geri gönderme yasağı ilkelerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Uluslararası koruma veya başka kalış rejimlerinin uygulanabilirliği somut hukuki şartlara bağlıdır. Bu nedenle statüde değişiklik ortaya çıktığında yalnızca eski kimlik kartının geçerliliği üzerinden sonuca gidilmemelidir.
Geçici korumanın toplu olarak sona erdirilmesiyle tek tek kişiler bakımından sona erme veya iptal işlemleri aynı şey değildir. Yönetmelikteki ilgili karar ve koşulların doğru tespit edilmesi gerekir. Kişinin kendi iradesiyle dönüş yapması, üçüncü bir ülkeye yerleşmesi veya başka bir hukuki statü edinmesi gibi gelişmelerin sonuçları ayrı değerlendirilmelidir. Gönüllü dönüşte geri dönülecek ülkenin güvenlik koşulları ve kişinin bilgilendirilmiş iradesi önem taşır. Çocukların okulu, ailenin bölünmesi veya ciddi hastalık nedeniyle tedavi devamlılığı gibi konular, dönüş kararının insani sonuçlarını belirleyebilir. Koruma statüsünün değişmesi, kişiye uygulanabilecek geri gönderme yasağının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.
Uluslararası Koruma Alanında Kurumların İş Birliği
YUKK m.92; Bakanlığın Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Uluslararası Göç Örgütü, diğer uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapabilmesini öngörür. Bu iş birliği koruma sürecinin işletilmesi, teknik destek, bilgi alışverişi ve ilgili güvencelerin uygulanmasında önem taşır.
Uluslararası kuruluşların varlığı, ulusal makamların kanundan doğan karar verme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Başvurunun kabulü, değerlendirilmesi ve nihai statü kararlarında hangi makamın yetkili olduğu ayrıca belirlenmelidir.
Uluslararası kuruluşlarla yapılan iş birliği, kitlesel koruma ve bireysel uluslararası koruma süreçlerinde teknik kapasite, danışmanlık, ihtiyaç tespiti ve geri dönüş çalışmalarında destek sağlayabilir. Ancak nihai idari kararın hangi makam tarafından alındığı ulusal mevzuatla belirlenir. Uluslararası kuruluşların raporlarının bulunması, başvurucu için kendi kişisel riskini açıklama ihtiyacını bütünüyle ortadan kaldırmaz. Benzer şekilde yardım kuruluşuna yapılan bir başvuru, kanuni başvurunun kendiliğinden yapılmış sayılacağı anlamına gelmeyebilir. Yabancının koruma dosyasının hangi yetkili idare nezdinde bulunduğu ayrı olarak takip edilmelidir.
Menşe Ülke Bilgileri ve Koruma Başvurularında Gizlilik

YUKK m.93, başvuruların etkin ve adil incelenebilmesi için kaynak ülke bilgisi araştırmalarının önemini ortaya koyar. Menşe ülkedeki güncel gelişmeler, yalnızca genel haberler olarak değil, başvurucunun yaşadığı bölge ve kişisel risklerle ilişkili güvenilir bilgi çerçevesinde değerlendirilmelidir.
YUKK m.94, uluslararası koruma başvurularının ve statü sahiplerinin bilgilerinin gizliliğine yönelik güvence getirir. Koruma talep eden kişinin bilgilerinin izinsiz paylaşılması, özellikle menşe ülke makamlarıyla ilişki bakımından ciddi riskler oluşturabilir. Veri işleme ve paylaşımında gizlilik ilkesi esastır.
Uluslararası koruma dosyalarında gizlilik, kişinin güvenliği ile bağlantılı olabilir. Özellikle siyasi görüş veya belirli bir gruba mensubiyet nedeniyle zulüm korkusu bulunduğunu ileri süren yabancının beyanlarının menşe ülke makamları tarafından öğrenilmesi ağır sonuçlar doğurabilir. Bilgi paylaşımı bu nedenle yetki, amaç ve gereklilik ilkeleri içinde ele alınmalıdır. Aynı zamanda etkili hukuki başvuru için kişinin kendi dosyasına ve avukatı aracılığıyla ilgili kayıtlara erişebilmesi gerekir. Menşe ülke bilgilerinin güncelliği ve güvenilirliği de önemlidir; tek bir eski kaynağın ülkenin bütün bölgelerindeki koşulları yansıttığı varsayılmamalıdır.
Menşe ülke bilgileri, kişisel anlatımların ve genel risklerin değerlendirilmesinde önemlidir. Bununla birlikte güvenilir bir ülkeler raporunun yalnızca özet cümlesiyle yetinilmesi, kişinin geldiği bölge veya mensup olduğu grup bakımından özel bir tehdidin gözden kaçmasına yol açabilir. Koruma başvurularındaki kişisel bilgilerin gizliliği de ayrıca önem taşır. Özellikle menşe ülke makamlarının kişinin koruma talebinden haberdar olması bazı dosyalarda doğrudan tehlike yaratabilir. Kayıtların hangi kurumlarla, hangi amaçla ve hangi hukuki dayanakla paylaşılabileceği dikkatle ele alınmalıdır. Gizlilik ilkesi avukatla temsil ve hukuki başvuru hakkının kullanılmasına engel oluşturacak şekilde yorumlanmamalıdır.
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Farkı
YUKK m.95, uluslararası koruma başvuru ve statü sahiplerinin barındırılmasına ilişkin kabul ve barınma merkezlerini düzenler. Bu merkezler, sınır dışı amacıyla idari gözetimde tutulan yabancılara yönelik geri gönderme merkezleriyle karıştırılmamalıdır.
Barınma ve destek tedbirleri uygulanırken aile bütünlüğü, çocukların yüksek yararı, sağlık ihtiyaçları ve özel ihtiyaç sahibi kişilerin durumu dikkate alınmalıdır. Bir yabancının nerede barındırıldığı, hangi statüye sahip olduğu ve herhangi bir özgürlük kısıtlamasının bulunup bulunmadığı ayrı hukuki sorulardır.
Kabul ve barınma merkezleri, koruma başvurusunda bulunan veya koruma statüsü bulunan kişilerin temel insani ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla düzenlenen yerlerdir. Geri gönderme merkezleri ise kural olarak sınır dışı amacıyla idari gözetim altında tutulan yabancılar için öngörülmüştür. Bu iki kurumu birbirine karıştırmak kişinin özgürlüğünün sınırlanıp sınırlanmadığını yanlış değerlendirmeye yol açabilir. Barınma hizmeti sağlanırken aile bireylerinin birlikte kalması, çocukların eğitimi, yaşlı ve engelli kişilerin ihtiyaçları gibi hususlar önem taşır. Merkezde kalış koşulları ile kişinin hukuki statüsünün doğurduğu haklar ayrı incelenmelidir.
Sonuç: Geçici Koruma ile Bireysel Uluslararası Koruma Ayrı Rejimlerdir
- Geçici koruma, kitlesel akın koşullarında sağlanan özel bir hukuki koruma mekanizmasıdır. Kapsam, kayıt, haklar ve sona erme kuralları Geçici Koruma Yönetmeliği ile birlikte ele alınmalıdır.
- Geçici korumada geri gönderme yasağı önemini korur. Kişinin kapsam dışında kalması veya korumasının sona ermesi, tek başına insanlık dışı muamele tehlikesi bulunan bir ülkeye gönderilebileceğini göstermez.
- Uluslararası iş birliği, gizlilik ve barınma hükümleri ise korumanın güvenli ve etkili biçimde yürütülmesini destekleyen tamamlayıcı güvencelerdir.
İzah Law Firm & Partners
Avukat Yusuf Göktepe • Avukat Hüseyin Keskin
NOT: Makalemizde yapılan izahlar, ilgili Kanunlar çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alarak hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için tıklayınız!
Saygılarımızla;
