Etiket: Hukuk

  • Kısa Dönem İkamet İzni Nedir? Türleri, Şartları ve Başvuru Süreci

    6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Kapsamında 2026 Güncel Hukuki Rehber

    Türkiye’de yabancıların en sık karşılaştığı oturma izni türlerinden biri kısa dönem ikamet iznidir. Günlük dilde “turistik ikamet”, “ev alarak ikamet”, “taşınmaz ikameti” veya genel olarak “Türkiye’de oturma izni” şeklinde kullanılan ifadeler çoğu zaman aynı başlık altında düşünülse de, hukuken kısa dönem ikamet izni tek bir sebebe dayanmaz. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 31. maddesi, yabancının Türkiye’de kalış amacına göre birbirinden farklı başvuru gerekçeleri öngörür. Bu nedenle kısa dönem ikamet dosyasında ilk cevaplanması gereken soru “ikamet izni alınabilir mi?” değil, “Türkiye’de kalışın gerçek ve belgelenebilir hukuki sebebi nedir?” sorusudur.

    Bir yabancı Türkiye’de bilimsel araştırma yapmak, konut niteliğinde bir taşınmaza sahip olmak, ticari bağlantı kurmak, turizm amacıyla kalmak, tedavi görmek, Türkçe öğrenmek veya mezuniyet sonrasında belirli bir süre Türkiye’de kalmak isteyebilir. Aynı şekilde aile ikamet izninden kısa dönem ikamete geçiş, belirli yatırım faaliyetleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlığı da Kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Her başvuru sebebinin ispatı, belge seti ve idari değerlendirmesi farklıdır. Bu nedenle internetteki genel belge listelerini her yabancıya aynen uygulamak, başvurunun yanlış hukuki gerekçeyle yapılmasına ve ret riskinin artmasına yol açabilir.

    Bu rehberde YUKK m.31, m.32 ve m.33, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ile Göç İdaresi Başkanlığının güncel başvuru sistemi esas alınarak kısa dönem ikamet izninin türleri, genel şartları, taşınmaz ve turistik ikamet uygulaması, başvuru süreci, ret ve iptal sebepleri ile dava yolu birlikte ele alınmaktadır. 2024 yılında YUKK m.31’e eklenen taşınmazın niteliği ve değeri ile ret/iptal davalarının yargılama usulüne ilişkin hükümler de 2026 bakımından ayrıca önem taşımaktadır.

    Kısa Dönem İkamet İzninin Hukuki Dayanağı ve Süresi

    Kısa dönem ikamet izninin temel kanuni çerçevesi YUKK m.31-33 hükümleridir. YUKK m.31, hangi yabancılara ve hangi gerekçelerle kısa dönem ikamet izni verilebileceğini; m.32 ortak başvuru şartlarını; m.33 ise başvurunun reddi, verilmiş iznin iptali veya süresi sonunda uzatılmaması sebeplerini düzenler. Uygulama bakımından Yönetmeliğin 28 ve 29. maddeleri de önemlidir. YUKK m.34 ise kısa dönem ikamet izninin değil, aile ikamet izninin başlangıç maddesidir; ancak m.34/5-7 hükümleri bazı aile ikameti sahiplerinin kısa dönem ikamete geçişini düzenlediği için bu alanla doğrudan bağlantılıdır.

    Genel kural olarak kısa dönem ikamet izni, yatırımcılara ve KKTC vatandaşlarına ilişkin özel hükümler dışında her defasında en fazla iki yıllık sürelerle verilebilir. YUKK m.31/1-j kapsamındaki belirli yatırımcılar ile m.31/1-k kapsamındaki KKTC vatandaşları için üst sınır beş yıldır. Türkçe öğrenme amacıyla verilen kısa dönem ikamet izni en fazla iki defa; Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayanların mezuniyet sonrasında yaptığı özel başvuru ise bir defaya mahsus ve en fazla bir yıl için verilebilir.

    Buradaki süreler birer üst sınırdır. Yabancının iki yıllık izin talep etmesi, idarenin mutlaka iki yıl vermek zorunda olduğu anlamına gelmez. Pasaport süresi, kalış gerekçesinin ne kadar devam edeceği, sunulan belgeler ve somut dosyanın özellikleri dikkate alınarak daha kısa süreli izin düzenlenebilir. Yönetmeliğin 2016 tarihli metninde kısa dönem ikamet için bir yıllık üst sınır ifadesi yer alsa da, daha sonra değiştirilen Kanun m.31/2 iki yıllık üst sınırı kabul etmiş ve Göç İdaresinin güncel açıklaması da iki yıllık kanuni sınırı esas almıştır.

    YUKK Madde 31 Kapsamında Kısa Dönem İkamet İzni Türleri

    Kanun kısa dönem ikamet iznini tek tip bir oturma izni olarak değil, farklı amaçlara bağlanmış bir statü olarak kurmuştur. Başvurunun başarıyla yürütülebilmesi için yabancının m.31’deki hangi bende dayandığının baştan belirlenmesi ve dosyanın buna göre hazırlanması gerekir. Başlıca kısa dönem ikamet sebepleri şunlardır:

    • 1. Bilimsel araştırma: Türkiye’de bilimsel araştırma yapacak yabancılar m.31/1-a kapsamında başvurabilir. Araştırma özel izne tabi ise ilgili kurum veya kuruluştan alınmış izin; izne tabi değilse araştırmanın konusu, yeri ve süresini açıklayan belgeler istenebilir. Arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalarında özel izin ve uygun vize rejimi ayrıca önem taşır.
    • 2. Türkiye’de taşınmaz sahibi olmak: m.31/1-b kapsamında yabancının Türkiye’deki taşınmazına dayanarak kısa dönem ikamet talep etmesi mümkündür. Ancak taşınmazın konut niteliğinde olması ve konut amacıyla kullanılması gerekir. Arsa, tarla, depo veya sırf ticari nitelikteki bir taşınmaz aynı sonucu kendiliğinden doğurmaz.
    • 3. Ticari bağlantı veya iş kurma: Türkiye’de şirket kurma hazırlığı yapan, uzun süreli ticari ilişki geliştiren veya iş bağlantısı kuran yabancı m.31/1-c kapsamında başvurabilir. Özellikle üç ayı aşan taleplerde davet mektubu, şirket belgeleri, faaliyet belgesi veya ticari ilişkiyi destekleyen evraklar talep edilebilir. Bu ikamet izni çalışma izni yerine geçmez.
    • 4. Hizmet içi eğitim: Bir kurum veya kuruluş bünyesinde hizmet içi eğitim programına katılacak yabancının programın içeriğini, yerini ve süresini gösteren resmî belgeyle başvurması gerekir. İzin, eğitimin gerektirdiği süreyle bağlantılıdır.
    • 5. Anlaşma veya öğrenci değişim programı: Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası anlaşmalar ya da Erasmus, Mevlana ve benzeri değişim programları çerçevesinde eğitim amacıyla gelen yabancılar kısa dönem ikamet izni alabilir. İkamet süresi kural olarak program süresiyle uyumlu belirlenir.
    • 6. Turizm amacı: m.31/1-e kapsamındaki turistik ikamet, kısa dönem ikamet izninin en bilinen türüdür. Ancak “Türkiye’de yaşamak istiyorum” şeklindeki genel bir beyan yeterli değildir. İdare seyahat planını, konaklama yerini, kalış süresini ve turistik amacın gerçekliğini inceleyebilir.
    • 7. Tedavi amacı: Kamu sağlığı açısından tehdit oluşturan bir hastalığı bulunmamak kaydıyla Türkiye’de tedavi görecek yabancı, tedavinin başladığını veya devam ettiğini ve tahmini süresini gösteren hastane belgeleriyle m.31/1-f kapsamında başvurabilir. Sağlık sigortası ve maddi yeterlilik yönünden somut tedavi şekline göre özel uygulamalar bulunabilir.
    • 8. Adli veya idari makam kararı: Bir mahkeme, savcılık veya idari makamın talep ya da kararı nedeniyle Türkiye’de bulunması gereken yabancıya m.31/1-g kapsamında kısa dönem ikamet izni verilebilir. Bu durumda ilgili makamın yabancının Türkiye’de kalması gerektiğini açıkça gösteren yazısı belirleyicidir.
    • 9. Aile ikametinden kısa dönem ikamete geçiş: Kanunda belirtilen hâllerde aile ikamet izni sona eren veya bağımsız statüye geçmesi gereken yabancı, m.31/1-ğ ve m.34 hükümleri çerçevesinde kısa dönem ikamete geçebilir.
    • 10. Türkçe öğrenme kursu: Yetkili bir kurumda Türkçe öğrenme kursuna katılan yabancı m.31/1-h kapsamında başvurabilir. Bu gerekçeyle izin en fazla iki defa verilebilir. Yalnızca kayıt yaptırıp kursa fiilen devam etmemek, iznin amacı dışında kullanıldığı değerlendirmesine neden olabilir.
    • 11. Kamu kurumu aracılığıyla eğitim, araştırma, staj veya kurs: Kamu kurumlarının koordinasyonunda yürütülen programlara katılan yabancılara m.31/1-ı kapsamında kısa dönem ikamet izni verilebilir. Yönetmelik bu kategori bakımından özel süre ve belge kuralları öngörmektedir.
    • 12. Türkiye’de yükseköğrenimden mezuniyet: Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayan yabancı, mezuniyet tarihinden itibaren altı ay içinde müracaat ederse bir defaya mahsus olmak üzere en fazla bir yıllık kısa dönem ikamet izni talep edebilir. Altı aylık başvuru süresinin kaçırılmaması önemlidir.
    • 13. Belirli yatırım faaliyetleri: Türkiye’de çalışmayan ancak Cumhurbaşkanınca belirlenen kapsam ve tutarda yatırım yapacak yabancılar ile Kanunda sayılan aile üyeleri m.31/1-j kapsamında değerlendirilebilir. Bu kategori, sıradan taşınmaz sahipliğine dayalı m.31/1-b’den farklıdır ve beş yıla kadar izin imkânı vardır.
    • 14. KKTC vatandaşları: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları m.31/1-k uyarınca kısa dönem ikamet izni alabilir ve bu kapsamda en fazla beş yıllık izin düzenlenebilir.

    Bu başlıklardan birine biçimsel olarak girmek tek başına yeterli değildir. YUKK m.32’deki ortak şartların da sağlanması ve ileri sürülen kalış amacının gerçek, güncel ve belgelenebilir olması gerekir. Özellikle turizm, ticari bağlantı ve taşınmaz dosyalarında başvuru gerekçesi ile yabancının fiilî yaşamı arasında uyumsuzluk bulunması ret veya daha sonra iptal riski yaratabilir.

    Taşınmaz Satın Alarak ve Turizm Amacıyla Kısa Dönem İkamet

    Taşınmaz sahipliğine dayalı kısa dönem ikamet, uygulamada “ev alarak oturma izni” adıyla bilinir. Yönetmelik ve Göç İdaresi açıklamalarına göre ikamet iznine dayanak gösterilen taşınmazın konut olması ve bu amaçla kullanılması gerekir. Konut üzerinde aile üyelerinin paylı veya elbirliği mülkiyet hakkı bulunması hâlinde bu aile üyeleri de somut durumlarına göre aynı bent kapsamında başvuru yapabilir. Buna karşılık konut üzerinde mülkiyet hakkı bulunmayan aile üyesi bakımından taşınmazın varlığı otomatik bir m.31/1-b hakkı doğurmaz.

    2024 yılında 7533 sayılı Kanunla YUKK m.31’e eklenen 6. fıkra, kısa dönem ikamet iznine esas olacak taşınmazın niteliği ve değerinin Bakanlıkça belirleneceğini açıkça hükme bağlamıştır. Bu değişiklik nedeniyle taşınmaza dayalı başvurularda yalnızca tapunun bulunması değil, taşınmazın edinim tarihi, niteliği, tapu bedeli ve güncel idari değer kriterleri de önem taşır.

    Uygulamada özellikle 16 Ekim 2023 sonrasında edinilen taşınmazlar bakımından 200.000 ABD doları eşiğinden söz edilmektedir. Bununla birlikte önemli bir hukuki ayrım yapılmalıdır: 200.000 ABD doları rakamı YUKK m.31’in kanun metninde yazılı değildir. Kanun, taşınmazın niteliği ve değerini belirleme yetkisini İçişleri Bakanlığına bırakmıştır; Göç İdaresinin kamuya açık kısa dönem ikamet sayfası ise konut niteliğini açıkça belirtmekle birlikte sabit bir dolar tutarını Kanun hükmü olarak göstermemektedir. Bu nedenle taşınmaz satın alınmadan önce güncel resmî uygulamanın, taşınmazın bulunduğu ildeki yabancı kaydı durumunun ve tapu değer kriterlerinin ayrıca teyit edilmesi gerekir.

    Turizm amaçlı kısa dönem ikamet ise taşınmaz sahipliğinden tamamen farklıdır. YUKK m.31/1-e kapsamında yabancının Türkiye’deki kalışını turistik bir planla açıklaması ve gerektiğinde seyahat planı ile konaklama belgelerini sunması beklenebilir. Uzun süreli fiilî yerleşme iradesinin veya çalışma amacının yalnızca “turizm” olarak gösterilmesi, bildirilen adresin gerçeği yansıtmaması ya da sunulan belgelerin tutarsız olması başvuruyu olumsuz etkileyebilir. Turistik ikamet izni, otomatik veya koşulsuz bir oturma hakkı değildir.

    Kısa Dönem İkamet İzninin Genel Şartları ve Başvuru Süreci

    YUKK m.32 uyarınca yabancının öncelikle m.31’deki gerekçelerden bir veya birkaçını ileri sürmesi ve bu gerekçeyi destekleyen bilgi ve belgeleri sunması gerekir. Ayrıca yabancının YUKK m.7 kapsamında Türkiye’ye girişine izin verilmeyecek kişilerden olmaması, genel sağlık ve güvenlik standartlarına uygun barınma şartlarına sahip olması, istenirse vatandaşı olduğu veya yasal olarak ikamet ettiği ülkeden adli sicil belgesi sunması ve Türkiye’de kalacağı adresi bildirmesi gerekir.

    Uygulamada kısa dönem ikamet başvurularında geçerli pasaport veya seyahat belgesi, biyometrik fotoğraf, başvuru formu, adres/konaklama belgeleri, başvuru süresini kapsayan sağlık sigortası ve yabancının kalış süresince yeterli maddi imkâna sahip olduğunu gösteren beyan veya destekleyici belgeler önem taşır. Başvuru sebebine göre tapu, davet mektubu, hastane yazısı, diploma, kurs kaydı, bilimsel araştırma izni ya da adli-idari makam yazısı gibi özel belgeler eklenir. Belge listesi yabancının başvuru sebebine göre değişir; tek bir standart liste bütün kısa dönem ikamet başvurularına uygulanamaz.

    2026 itibarıyla ilk, uzatma ve geçiş başvurularının temel elektronik altyapısı Göç İdaresi Başkanlığının e-İkamet sistemidir. Elektronik formda kimlik, pasaport, iletişim, adres ve başvuru gerekçesi bilgilerinin doğru girilmesi gerekir. Göç İdaresinin güncel sistem uyarısına göre başvuru süreci başlatıldıktan sonra belirtilen süre içinde tamamlanmayan işlemler sistem tarafından iptal edilebilir. Bu nedenle özellikle ikamet süresinin son günlerine bırakılan başvurular, belge veya sistem kaynaklı sorunlar bakımından risklidir.

    Sağlık sigortası bakımından genel kural, talep edilen ikamet süresini kapsayan geçerli güvence bulunmasıdır. Ancak tedavi giderlerinin kamu kurumunca karşılanması, sosyal güvenlik sözleşmeleri veya özel mevzuat hükümleri nedeniyle istisnalar doğabilir. Maddi yeterlilikte de tek başına banka hesabındaki belirli bir tutar değil, yabancının Türkiye’deki kalışını sürdürebilecek yeterli ve düzenli ekonomik imkâna sahip olup olmadığı değerlendirilir.

    Adres konusu başvurunun şekli bir unsuru gibi görülmemelidir. Gerçek dışı kira sözleşmesi, fiilen oturulmayan adres veya yabancı kaydına kapalı bir bölgeyle ilgili sorunlar başvurunun sonucunu doğrudan etkileyebilir. Yabancının başvuru formundaki adresi ile fiilî yaşamının uyumlu olması, gerektiğinde adres kayıt yükümlülüklerinin süresinde yerine getirilmesi gerekir.

    Ret, İptal, Uzatmama ve Türkiye Dışında Kalış

    YUKK m.33’e göre m.32’deki şartların bulunmaması veya sonradan ortadan kalkması, ikamet izninin veriliş amacı dışında kullanılması ya da yabancı hakkında geçerli sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı bulunması hâlinde kısa dönem ikamet izni verilmeyebilir; verilmiş izin iptal edilebilir veya süresi sonunda uzatılmayabilir. Burada başvurunun ilk kez reddedilmesi ile mevcut ikamet kartının iptal edilmesi farklı idari işlemlerdir, ancak her ikisi de yabancının Türkiye’deki yasal kalışını doğrudan etkiler.

    İznin amacı dışında kullanılması özellikle önemlidir. Turizm gerekçesiyle ikamet alıp fiilen izinsiz çalışmak, Türkçe kursu nedeniyle ikamet alıp kursa devam etmemek veya ticari bağlantı gerekçesinin gerçekte bulunmadığının anlaşılması bu kapsamda değerlendirilebilir. Kısa dönem ikamet izni, kartın alınmasıyla başvuru sebebinden kopan bağımsız bir statüye dönüşmez; izin süresince temel kalış gerekçesinin gerçekliğini koruması gerekir.

    Türkiye dışında kalış bakımından Kanunun eski metninde bulunan doğrudan 120 günlük iptal hükmü 2016 yılında kaldırılmıştır. Buna karşılık YUKK m.33/2, yurt dışında kalış süresinin izne etkisine ilişkin usul ve esasların Yönetmelikle düzenleneceğini belirtir. Yönetmelik m.29, zorunlu kamu hizmeti, görev, eğitim veya sağlık nedenleri dışında son bir yıl içinde toplam 120 günden fazla yurt dışında kalmayı kısa dönem ikamet açısından ret, iptal veya uzatmama sebebi olarak düzenlemektedir. Bu nedenle uzun süre Türkiye dışında kalan ikamet sahiplerinin, uzatma başvurusundan önce kendi seyahat sürelerini ve varsa istisna gerekçelerini ayrıca değerlendirmesi gerekir.

    İkamet izninin iptal edilmesi, her durumda aynı anda sınır dışı kararı verildiği anlamına gelmez. İkamet izni iptali, sınır dışı etme kararı, giriş yasağı ve tahdit kodları ayrı idari işlemlerdir. Bununla birlikte bu işlemler aynı dosyada birbirini etkileyebilir. Yabancıya yalnızca bir ret veya iptal yazısı tebliğ edilmiş olması, başka bir idari işlemin bulunmadığı varsayımına yol açmamalıdır.

    Kısa Dönem İkamet İzni Reddine veya İptaline Karşı Dava

    Kısa dönem ikamet izni başvurusunun reddi veya mevcut iznin iptali idari işlem niteliğindedir ve idari yargı denetimine tabidir. YUKK m.31’e 7533 sayılı Kanunla eklenen 7. fıkra, bu uyuşmazlıklarda özel bir yargılama usulü getirmiştir. Buna göre idarenin savunmasının verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır; davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması durumunda İYUK m.26/3’teki süre iki ay olarak uygulanır ve duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir.

    Bu düzenleme ayrı bir dava açma süresi öngörmemiştir. Bu nedenle başka bir özel hüküm bulunmadığı durumda İYUK m.7’deki genel 60 günlük dava açma süresi esas alınır ve süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren hesaplanır. Ancak aynı yabancı hakkında ayrıca sınır dışı etme kararı varsa, sınır dışı kararına ilişkin YUKK’taki özel ve daha kısa dava süresi ayrıca uygulanır. İkamet izni ret davası ile sınır dışı kararına karşı dava birbirinin yerine geçmez.

    İptal davası açılması da kural olarak ret veya iptal işleminin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle dava açılırken yabancının mevcut vize veya ikamet süresi, tebliğ edilen çıkış yükümlülüğü, varsa sınır dışı kararı ve yürütmenin durdurulması talebinin gerekip gerekmediği birlikte değerlendirilmelidir. Dava dilekçesinin yalnızca “ikamet izni verilmedi” şeklinde genel itirazlardan oluşması yerine, idarenin ret gerekçesinin YUKK m.31-33 ve somut belgeler karşısında hukuka uygun olup olmadığı ortaya konulmalıdır.

    Aile İkametinden Geçiş, Çalışma Hakkı ve Vatandaşlıkla İlişkisi

    YUKK m.34 kısa dönem ikamet iznini değil aile ikamet iznini düzenler; ancak bazı hâllerde kısa dönem ikamete geçiş hakkı tanır. En az üç yıl aile ikamet izniyle Türkiye’de kalan ve 18 yaşını tamamlayan yabancı, talep ederse kısa dönem ikamete geçebilir. Türk vatandaşı eşten boşanma hâlinde de kural olarak en az üç yıllık aile ikamet süresi aranır. Bunun önemli istisnası aile içi şiddettir: yabancı eşin şiddet mağduru olduğu ilgili mahkeme kararıyla ortaya konulmuşsa üç yıllık süre şartı aranmaz. Destekleyicinin ölmesi hâlinde ise süre şartı olmaksızın kısa dönem ikamete geçiş imkânı vardır.

    Yabancı ülkede verilmiş boşanma, velayet veya medeni hâl kararları söz konusu olduğunda MÖHUK ve tanıma/tescil hükümleri dolaylı olarak önem kazanabilir. Ancak MÖHUK kısa dönem ikamet izninin doğrudan hukuki kaynağı değildir; ikamet başvurusuna dayanak oluşturan yabancı özel hukuk işleminin Türkiye’de nasıl sonuç doğuracağının belirlenmesinde rol oynar.

    Kısa dönem ikamet izni yabancıya Türkiye’de yasal kalış hakkı sağlar; tek başına çalışma hakkı vermez. Türkiye’de fiilen çalışacak yabancının 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti şartlarını ayrıca karşılaması gerekir. Bunun tersi yönde, geçerli çalışma izni Kanun uyarınca ikamet izni yerine geçebilen bir statüdür.

    Kısa dönem ikamet ile Türk vatandaşlığı da aynı şey değildir. Taşınmaz sahipliğine dayalı ikamet almak, belirli süre Türkiye’de kalmak veya beş yıllık ikamet kartı düzenlenmesi yabancıya otomatik vatandaşlık kazandırmaz. Genel yolla vatandaşlık, yatırım yoluyla vatandaşlık ve uzun dönem ikamet ayrı mevzuata ve ayrı şartlara tabidir. Kısa dönem ikametle geçirilen yasal süreler bazı ikamet hesaplarında dikkate alınabilse de, vatandaşlık başvurusu bakımından yalnızca süreye bakılarak sonuç çıkarılamaz.

    Benzer şekilde geçici koruma kimlik belgesi de kısa dönem ikamet izni değildir. Geçici koruma, YUKK m.91 ve Geçici Koruma Yönetmeliği kapsamında ayrı bir hukuki rejimdir. Bir yabancının mevcut statüsünden kısa dönem ikamete geçip geçemeyeceği, yalnızca elindeki kimlik belgesine değil, Kanundaki geçiş imkânlarına ve güncel idari uygulamaya göre değerlendirilmelidir.

    Kısa Dönem İkamet İzni Hakkında Sık Sorulan Sorular

    Kısa dönem ikamet izni kaç yıllık verilir? Genel olarak her defasında en fazla iki yıllık verilebilir. Yatırımcılar ve KKTC vatandaşları için beş yıla kadar izin mümkündür. Bu süreler üst sınırdır; daha kısa izin düzenlenebilir.

    Ev alan yabancı otomatik ikamet izni alır mı? Hayır. Taşınmazın konut niteliği, kullanım amacı, güncel değer/nitelik kriterleri, adres durumu ve YUKK m.32’deki ortak şartlar birlikte değerlendirilir.

    200.000 ABD doları şartı Kanunda yazıyor mu? Hayır. YUKK m.31/6 taşınmazın niteliği ve değerini belirleme yetkisini Bakanlığa verir. Uygulamada kullanılan parasal eşiklerin, taşınmaz alınmadan önce güncel resmî uygulamayla ayrıca teyit edilmesi gerekir.

    Turistik ikamet izni hâlâ alınabilir mi? Turizm YUKK m.31/1-e’de hâlen kısa dönem ikamet sebeplerinden biridir. Ancak başvuru otomatik kabul edilmez; turistik kalış amacı ve sunulan belgeler somut olarak incelenir.

    Kısa dönem ikamet izniyle çalışılabilir mi? Tek başına hayır. Çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti ayrıca değerlendirilmelidir.

    Mezun olan yabancı ne kadar sürede başvurmalı? Türkiye’de yükseköğrenimini tamamlayan yabancı, mezuniyet tarihinden itibaren altı ay içinde başvurursa bir defaya mahsus olmak üzere en fazla bir yıllık kısa dönem ikamet talep edebilir.

    İkamet izni reddine karşı kaç gün içinde dava açılır? YUKK m.31/7 özel bir dava açma süresi getirmediği için, başka özel hüküm yoksa genel 60 günlük idari dava süresi dikkate alınır. Aynı dosyada sınır dışı kararı varsa onun özel süresi ayrıca hesaplanır.

    Dava açılması yabancıya otomatik kalış hakkı verir mi? Kural olarak hayır. İptal davası açılması idari işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. Yabancının mevcut yasal kalış durumu ve gerekiyorsa yürütmenin durdurulması ayrıca incelenmelidir.

    Sonuç

    Kısa dönem ikamet izni, Türkiye’de yabancıların yasal kalışını sağlayan en geniş kapsamlı ikamet türlerinden biridir; fakat bu geniş kapsam otomatik bir oturma hakkı anlamına gelmez. YUKK m.31’de sayılan kalış sebeplerinden biri somut olarak bulunmalı, m.32’deki ortak şartlar karşılanmalı ve başvuru amacı gerçek belgelerle ortaya konulmalıdır. İzin alındıktan sonra da başvurunun temelini oluşturan sebebin devam etmesi önemlidir.

    Özellikle taşınmaz sahipliğine dayalı dosyalarda konut niteliği ve güncel değer uygulaması, turistik ikamette gerçek seyahat ve kalış planı, ticari dosyalarda faaliyetin somutluğu, tedavi ve eğitim dosyalarında kurum belgeleri belirleyicidir. Ret veya iptal hâlinde ise tebliğ tarihi, yabancının o andaki yasal kalış statüsü, varsa giriş yasağı veya sınır dışı kararı ve idari yargı yolu birlikte incelenmelidir.

    Bu nedenle sağlıklı bir kısa dönem ikamet değerlendirmesinde yalnızca “hangi belgeler gerekiyor?” sorusu yeterli değildir. YUKK m.31’in hangi bendine dayanıldığı, o bendin şartlarının gerçekten oluşup oluşmadığı ve sunulan belgelerin yabancının fiilî durumuyla uyumlu olup olmadığı esas alınmalıdır. Özellikle taşınmaz satın alınarak ikamet izni planlanıyorsa hukuki incelemenin tapu işlemi tamamlandıktan sonra değil, mümkünse satın alma öncesinde yapılması daha güvenli bir yaklaşım olacaktır.

    • İZAH & PARTNERS LAW FIRM / مكتب القانون التركي وقانون الأجانب
    • Yazan: Av. Yusuf Göktepe – Av. Hüseyin Keskin

    Bu makale İZAH Hukuk tarafından hazırlanmıştır. Bütün telif hakları korunmaktadır.

  • Uluslararası Hukuk İşlemleri

    Uluslararası Hukuk İşlemleri

    Türkiye, yabancı yatırımcılar, iş insanları ve farklı nedenlerle ülkede bulunmak isteyen yabancılar için oldukça cazip bir merkezdir. Özellikle büyük şehirler, sanayi ve ticaret alanındaki gelişmiş yapısıyla hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için önemli lokasyonlar haline gelmiştir. Ancak Türkiye’de iş yapmak, yaşamak veya yatırım yapmak isteyen yabancı uyruklu kişiler için karşılaşılabilecek çeşitli hukuki zorluklar ve belirsizlikler vardır. İzah Law Firm olarak Türkiye genelinde uluslararası hukuk avukatı olarak hizmet veriyor ve yabancı uyruklu bireylerin Türkiye’de karşılaşabilecekleri hukuki sorunlarda profesyonel destek sunuyoruz.

    Bu makalede, İzah Law Firm olarak Türkiye genelinde uluslararası hukuk alanındaki hizmetlerimizi ve müvekkillerimize sağladığımız çözümleri detaylı bir şekilde ele alacağız.

    Uluslararası hukuk, devletler, uluslararası kuruluşlar ve bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen bir hukuk dalıdır. Bu hukuk dalı, uluslararası anlaşmazlıkların çözülmesi, insan hakları, uluslararası ticaret, yatırım hukuku ve daha birçok alanı kapsar. Türkiye’de bulunan yabancı uyruklu kişiler için uluslararası hukuk, ülkenin yerel yasaları ve yabancı uyrukluların haklarıyla ilgili önemli rehberler sunar. Bu tür konuların anlaşılması, doğru bir şekilde uygulanması ve gerektiğinde yasal hakların korunması için profesyonel hukuki destek almak önemlidir.

    Türkiye genelinde İzah Law Firm olarak, uluslararası hukuk alanında sunduğumuz kapsamlı hizmetlerle yabancı uyruklu bireylerin ve şirketlerin Türkiye’deki hukuki süreçlerini etkili bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyoruz. İşte sunduğumuz başlıca hizmetler:

    1. Uluslararası İkamet ve Çalışma İzinleri Danışmanlığı

    Yabancı uyruklu bireylerin Türkiye’de ikamet ve çalışma izinlerini almak, belirli prosedürlerin yerine getirilmesini gerektirir. İzah Law Firm olarak, ikamet ve çalışma izni başvuruları ile bu süreçlerin yönetilmesinde profesyonel destek sağlıyoruz. Vize başvurularından oturma iznine kadar tüm aşamalarda müvekkillerimize rehberlik ederek, yasal düzenlemelere uygun başvurular hazırlıyoruz.

    2. Türk Vatandaşlığı Başvuruları

    Türkiye’de uzun süre ikamet eden yabancı uyruklu bireylerin Türk vatandaşlığına başvurma hakkı bulunmaktadır. Vatandaşlık başvurusu yapmak, belgelerin toplanması ve başvuruların doğru bir şekilde yapılmasını gerektiren titiz bir süreçtir. İzah Law Firm olarak, Türk vatandaşlığı başvurularında müvekkillerimize her adımda destek sağlıyoruz.

    3. Uluslararası Şirket Kuruluşu ve Yatırım Danışmanlığı

    Türkiye’de yatırım yapmak veya iş kurmak isteyen yabancı yatırımcılar için, şirket kuruluş süreçleri belirli yasal düzenlemelere tabidir. Türkiye genelinde İzah Law Firm olarak, yabancı yatırımcılara şirket kuruluşu, hisse devri, ticaret izinleri gibi konularda kapsamlı hukuki danışmanlık sunuyoruz. Uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki faaliyetlerini güvence altına alacak çözümler üretiyoruz.

    4. Miras ve Boşanma Hukuku

    Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de karşılaşabileceği miras ve boşanma davaları, farklı ülke hukuk sistemlerinin devreye girmesiyle karmaşıklaşabilir. İzah Law Firm olarak, miras ve boşanma davalarında müvekkillerimizin haklarını korumak için uluslararası hukuk bilgi birikimimizi kullanıyoruz. Müvekkillerimizin hukuki süreçlerini titizlikle yöneterek en iyi sonuçları elde etmeye çalışıyoruz.

    5. Hukuki Danışmanlık ve Temsil

    Uluslararası hukuk kapsamında karşılaşılabilecek hukuki anlaşmazlıklar, sözleşme ihlalleri ve diğer hukuki sorunlarda danışmanlık ve temsil hizmeti sunuyoruz. İzah Law Firm olarak, müvekkillerimizin karşılaşabileceği her türlü hukuki zorluğa karşı profesyonel çözümler sunarak, onların haklarını savunuyoruz.

    6. Uluslararası Hukukun Çözümleri

    Yabancı uyruklu bireyler, Türkiye’de farklı hukuki sorunlarla karşılaşabilirler. Bu sorunlar arasında cezai davalar, sosyal güvenlik hakları ve ticaret hukuku yer alır. İzah Law Firm olarak, müvekkillerimize karşılaştıkları hukuki sorunlara uluslararası hukuk çerçevesinde çözümler sunarak onların haklarını güvence altına alıyoruz.

    Türkiye genelinde İzah Law Firm olarak, uluslararası hukuk alanında bugüne kadar birçok başarılı hukuki süreç yürüttük. İşte sunduğumuz başlıca hizmetlerden bazıları:

    • Sınır Dışı Kararlarının İptali                       : 100’den fazla sınır dışı kararını başarıyla iptal ettik ve müvekkillerimizin Türkiye’de kalmasını sağladık.
    • Geri Gönderme Merkezinde İtirazlar       : Geri gönderme merkezinde tutulan müvekkillerimizin serbest bırakılmaları için 100’den fazla başarılı itiraz süreci yürüttük.
    • Tahdit Kodlarının Kaldırılması                  : 100’den fazla tahdit kodu kaldırma davası başarıyla tamamlayarak, müvekkillerimizin serbest dolaşım haklarını güvence altına aldık.
    • Vatandaşlık Ret İşlemlerinin İptali          : Vatandaşlık başvurusu reddedilen müvekkillerimizin lehine 10’larca iptal davası açtık ve olumlu sonuçlar elde ettik.
    • Vize İşlemleri                                              : 100’den fazla vize işlemini başarıyla sonuçlandırdık.
    • Çalışma İzni Başvuruları                           : Yabancı uyruklu bireyler için 100’ün üzerinde çalışma izni başvurusu gerçekleştirip müvekkillerimize çalışma izinlerini sağladık.
    • Kısa Dönem İkamet İzni                            : 100’den fazla kısa dönem ikamet izni başvurusu ile müvekkillerimizin Türkiye’de yasal olarak kalmalarını sağladık.

    İzah Law Firm olarak, Arapça konuşan müvekkillerimize daha iyi hizmet verebilmek adına anadili Arapça olan tercümanlarımızla çalışıyoruz. Bu sayede, Arapça konuşan müvekkillerimiz Türkiye’deki hukuki süreçleri anadillerinde takip edebilir ve daha etkili bir hizmet alabilirler. Tercümanlarımız, hukuki belgelerin hazırlanması ve süreçlerin daha iyi anlaşılması konusunda müvekkillerimize destek olmaktadır.

    Türkiye genelinde yaşayan veya iş yapan yabancı uyruklu bireylerin uluslararası hukuk kapsamında karşılaşabileceği yaygın hukuki sorunlar şunlardır:

    • İkamet ve Çalışma İzinlerinin Yenilenmesi:

    Yabancı uyruklu bireyler için Türkiye’de ikamet ve çalışma izinlerinin süresi dolduğunda yenileme yapılması gereklidir. Bu süreçte yaşanan bürokratik engeller ve zorluklar, izin yenileme sürecini uzatabilir.

    • Vize Reddi ve İtiraz Süreçleri:

    Türkiye’ye giriş yapmak isteyen yabancıların vize başvurularının reddedilmesi durumunda, itiraz süreci oldukça karmaşık olabilir.

    • Vatandaşlık Başvurularının Reddedilmesi:

    Türk vatandaşlığı başvurusu reddedilen yabancıların itiraz süreçleri yönetilmelidir. İzah Law Firm olarak bu süreçleri başarıyla yönetiyoruz.

    • Şirket Kuruluşunda Hukuki Engeller:

    Türkiye’de iş kurmak isteyen yabancı yatırımcılar, çeşitli hukuki engellerle karşılaşabilir. İzah Law Firm olarak, bu engelleri aşmak için kapsamlı hukuki danışmanlık hizmeti sunuyoruz.

    • Miras ve Boşanma Davalarında Uygulanan Hukuk:

    Yabancı uyruklu bireylerin Türkiye’de miras ve boşanma davaları, uluslararası boyutlarıyla karmaşık hale gelebilir. İzah Law Firm olarak, bu davalarda müvekkillerimize en iyi çözümleri sunuyoruz.

    Uluslararası hukuk işlemleri, her davanın ve başvurunun özel şartlarına bağlı olarak farklı sürelerde tamamlanabilir. Ancak genel olarak süreçlerin tahmini süreleri şu şekildedir:

    • Vize Başvuruları ve Uzatma İşlemleri             : 1 ay – 3 ay
    • Çalışma İzni Alınması                                         : 1 ay – 3 ay
    • Türk Vatandaşlığı Başvurusu                            : 1 yıl – 4 yıl
    • Şirket Kuruluşu ve Temsilcilik Açılması         : 1 ay – 11 ay
    • Oturma İzni ve Reddi Davaları                           : 8 ay – 1.5 yıl

    Türkiye genelinde İzah Law Firm olarak uluslararası hukuk alanındaki uzmanlığımız ve deneyimimiz ile müvekkillerimize şu avantajları sunuyoruz:

    • Uzmanlık ve Deneyim:

    Uluslararası hukuk konusunda geniş bilgi birikimine sahip uzman ekibimiz, müvekkillerimize profesyonel hizmet sunar.

    • Kişiye Özel Çözümler:

    Her müvekkilin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş hukuki çözümler sunuyoruz.

    • Uluslararası Perspektif:

    Hem Türkiye’deki hem de uluslararası hukuki düzenlemelere hakim avukatlarımız, müvekkillerimize uluslararası çözümler sunar.

    • Dil Desteği:

    Arapça ve İngilizce bilen tercümanlarımız ve avukatlarımız sayesinde, müvekkillerimize dil engeli olmadan etkili bir iletişim sunuyoruz.

    Uluslararası hukuk, yabancı uyruklu bireylerin Türkiye’deki yasal haklarını güvence altına almak ve karşılaşabilecekleri zorlukları aşmak için büyük bir öneme sahiptir. İzah Law Firm olarak, Türkiye genelinde uluslararası hukuk alanında sunduğumuz kapsamlı hizmetlerle, müvekkillerimizin Türkiye’deki hukuki süreçlerini güvence altına alıyor ve başarıyla yönetiyoruz. Türkiye’de ikamet, çalışma izni, vatandaşlık başvuruları, şirket kuruluşu ve diğer uluslararası hukuki süreçlerle ilgili profesyonel hukuki destek almak isterseniz, İzah Law Firm olarak sizlere yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız. Uzman ekibimiz her zaman yanınızdadır.

    NOT: Makalemizde yapılan izahlar, ilgili Kanunlar çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alarak hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için tıklayınız!

    Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı İZAH LAW FIRM’e aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

     

💬 📞