Geri Gönderme Merkezleri, Haklar ve Sağlanan Hizmetler

Merkezlerde Sağlık, Hukuki Yardım, Aile ve İletişim Hakları ile Türkiye’deki Geri Gönderme Merkezlerinin Tam Listesi | YUKK m.58–59

Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

Geri gönderme merkezleri, hakkında sınır dışı etmek üzere idari gözetim kararı bulunan yabancıların tutulduğu tesislerdir. Bu merkezler ceza infaz kurumu değildir; burada bulunan kişilerin sağlık, aile, avukatla görüşme, iletişim ve çocukların korunmasına ilişkin hakları devam eder. Merkezin fiziki şartları ile idari gözetim kararının hukuka uygunluğu ise iki ayrı hukuki konudur.

Geri gönderme merkezlerinin hukuki çerçevesi 6458 sayılı Kanun’un 58 ve 59. maddeleriyle oluşturulur. YUKK Uygulama Yönetmeliği de merkezlerde sağlanacak hizmetlere, işleyişe ve gözetim sürecine ilişkin ayrıntıları içerir. Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde, gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğinde başvuru yapılabilmesi ayrı yasal güvencelerdir.

Bu makalede merkezlerin görevleri, sağlanması gereken insani hizmetler, iletişim ve hukuki yardım hakları, çocuklu ailelerin durumu ve Göç İdaresi Başkanlığının yayımladığı Türkiye’deki geri gönderme merkezlerinin listesi kapsamlı biçimde açıklanmaktadır.

Geri Gönderme Merkezi Nedir? Cezaevi midir?

Geri gönderme merkezleri, hakkında sınır dışı amacıyla idari gözetim kararı bulunan yabancıların geçici olarak tutulduğu kurumlardır. YUKK m.58, idari gözetime alınan kişilerin bu merkezlerde tutulacağını belirtir. Merkezde bulunmak, kişinin suç işlediğine veya ceza infaz kurumunda hükümlü olduğuna ilişkin bir sonuç doğurmaz.

Bu merkezlerin hukuki dayanağı idari gözetimdir. Dolayısıyla gözetimin hukuka uygunluğu, devam şartları ve azami süresi ile merkezde sağlanması gereken hizmetler birbirinden ayrı denetlenir. Geri gönderme merkezinde bulunmayan bir yabancı da sınır dışı edilebilir; bunun için gereken idari işlemler YUKK m.60’ta düzenlenmiştir.

Bir kişi geri gönderme merkezine alındığında aile üyeleri çoğu zaman onun tam olarak hangi idari statüde bulunduğunu bilemeyebilir. Kişinin hukuki durumunu anlamak için önce sınır dışı ve idari gözetim kararlarının mevcut olup olmadığının araştırılması gerekir. Merkezde bulunmak, kişinin Türkiye’deki koruma talebinin hiçbir aşamasının kalmadığı anlamına gelmeyebilir. Bazı dosyalarda sağlık raporları, aile bağları veya uluslararası koruma başvurusuna ilişkin belgelerin ayrıca incelenmesi gerekir. Kişinin hangi tarihten itibaren gözetimde tutulduğunun ve nerelere nakledildiğinin tespit edilmesi, sürenin denetlenmesi bakımından önemlidir. Merkez yönetimiyle kurulan iletişim bu nedenle yalnızca ziyaret düzenleme amaçlı değildir.

Bir yakınının geri gönderme merkezinde bulunduğunu öğrenen aile için ilk aşamada merkezin tam adının ve kişinin dosya numarasının tespiti gerekir. Özellikle birden fazla merkezin bulunduğu illerde yalnızca şehir bilgisi işlemler için yeterli olmayabilir. Vekilin hangi valilik veya il göç idaresi nezdindeki kararlara ulaşması gerektiği belirlenmelidir. Merkezde tutulma süresi ile sınır dışı davası süresi aynı tarihten başlamayabileceğinden karar örnekleri ayrı ayrı temin edilmelidir.

Geri gönderme merkezinde tutulmanın dayanağı ceza muhakemesindeki tutuklama değil, YUKK m.57 kapsamında verilen idari gözetim kararıdır. Bu sebeple merkezdeki kişinin adli bir soruşturmasının bulunması zorunlu değildir. Bununla birlikte merkezde tutulmanın sonuçları kişisel özgürlük açısından ciddi olduğundan hukuki denetim güvenceleri önem taşır. Yabancının hangi nedenle gözetimde tutulduğunu, bu karara nasıl başvuracağını ve kiminle görüşebileceğini öğrenebilmesi gerekir. Merkeze alınma tarihi, sevk işlemleri ve karar örnekleri daha sonra doğabilecek uyuşmazlıklarda delil niteliği taşıyabilir. Barınma merkezleri ve kabul tesisleri ile geri gönderme merkezleri de aynı kurum olarak görülmemelidir.

Geri Gönderme Merkezleri Nasıl İşletilir ve Denetlenir?

YUKK m.58’e göre merkezler İçişleri Bakanlığı tarafından işletilir. Bakanlık, uygun kuruluşlarla ve göç konusunda uzmanlığı bulunan kamu yararına çalışan derneklerle protokol yaparak işletme hizmetlerini gördürebilir. Kurulma, yönetim, nakil ve denetim esasları ikincil mevzuatla düzenlenir.

Bir merkezin fiziki koşullarına ilişkin şikâyet ile kişiyi merkezde tutmaya dayanak olan idari gözetim kararının hukuka aykırılığı farklı başvuru alanlarıdır. İlkinde koşullar ve hizmetlerin yerine getirilmesi, ikincisinde idari gözetimin zorunlu olup olmadığı değerlendirilir. Her iki konuda da somut kayıt, başvuru tarihi ve yetkili makam bilgileri önem taşır.

Merkezin hizmetlerini yerine getirmediği ileri sürüldüğünde iddianın mümkün olduğunca somutlaştırılması önemlidir. Örneğin tıbbi sevk talebinin tarihi, uzman hekim önerisi veya görüşme isteğinin nasıl karşılandığı kayıt altına alınabilir. Hizmetten yararlanamayan kişinin hangi ihtiyacının karşılanmadığı açıkça gösterilmelidir. Hukuki destek isteyen yabancının iletişim engeli yaşaması ayrıca araştırılabilir. Kişinin geri gönderme merkezinden çıkması, geçmişte yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerinin otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Merkez işletmesinin belirli hizmetler için başka kuruluşlarla yürütülebilmesi, yabancının temel haklarının korunmasına ilişkin kamu sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İdari gözetimdeki kişinin beslenme, hijyen, güvenli barınma ve sağlık gereksinimlerinin yerine getirilmesi merkez yönetiminin sürekli izlemesi gereken alanlardır. Merkez koşullarıyla ilgili bir şikâyette olayın tarihi, kişinin bulunduğu birim, başvurulan görevli ve varsa sağlık kaydı önem taşıyabilir. Merkez değişikliği veya nakil, yabancının vekili ve ailesi açısından iletişim güçlüğü yaratabildiğinden sevk bilgilerinin mümkün olduğunca düzenli aktarılması gerekir. İdari gözetimin uzayıp uzamadığının takip edilmesi ise işletme denetiminden ayrı bir hukuki meseledir.

Merkezlerde Hangi Sağlık ve Temel İhtiyaç Hizmetleri Sağlanır?

YUKK m.59/1-a uyarınca, yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz sağlanır. Bu güvence, merkezde kalan kişinin sağlık durumunun görmezden gelinemeyeceğini ortaya koyar. Düzenli ilaç kullanımının devamı, gebelik ve kronik hastalıkların takibi ile acil sevk ihtiyaçları somut olayın özellikleri doğrultusunda değerlendirilmelidir.

Ciddi hastalık ve seyahat riski, merkezdeki sağlık hizmetlerinin ötesinde YUKK m.55 bakımından da sınır dışı etmeye engel oluşturabilir. Dolayısıyla tedaviye erişim sorunu yaşayan yabancının sağlık raporları hem barınma koşulları hem sınır dışı işlemi yönünden ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Geri gönderme merkezlerinde sağlanan hizmetlerin kapsamı, orada bulunan kişinin ihtiyaçlarına göre somutlaşır. Örneğin kronik hastalığı için her gün ilaç kullanan yabancının tedavisinin kesintiye uğramaması gerekir. Hamile kişinin takibi, ağır engelli bireyin günlük bakım ihtiyacı ve acil müdahale gerektiren sağlık sorunları aynı yöntemle ele alınamayabilir. Sağlık hizmetiyle ilgili bir başvuru yapıldığında ilgili kişi veya vekilinin talebin tarihini ve içeriğini kaydetmesi yararlı olabilir. Tedavinin yeterliliği tartışması ile sınır dışının sağlık nedeniyle riskli olması birbirinden ayrı olsa da aynı tıbbi belgeler her iki değerlendirmede de önem taşıyabilir. Bu nedenle sağlık evrakının eksiksiz tutulması gerekir.

Çeşitli hastalıklar merkezdeki yaşamı farklı biçimde etkileyebilir. Düzenli ilaç alması gereken kişi ile acil ameliyat ihtiyacı olan kişi bakımından aynı hizmet planı yeterli olmayabilir. Ciddi psikolojik sorunlar, intihar riski veya ağır travma geçmişi varsa uzman değerlendirmesi gerekliliği ortaya çıkabilir. Hasta kişinin seyahate elverişliliği değerlendirilirken bir başka ülkede tedavi imkânının bulunup bulunmadığı meselesi ayrıca incelenmelidir. Sağlık raporlarının doğru tarihli ve güncel olması bu nedenle önem taşır.

Sağlık güvencesi özellikle sürekli ilaç kullanımı, kronik hastalık, engellilik, gebelik, ciddi psikolojik rahatsızlık ve acil tıbbi müdahale gerektiren durumlarda somut önem kazanır. Kişinin doktor raporlarının merkeze ulaştırılması ve mevcut tedavisinin kayıt altına alınması, hem yaşam koşullarının korunması hem de sınır dışı kararının uygulanabilirliğinin incelenmesi bakımından gerekli olabilir. Merkezde verilen bir sağlık hizmeti, gönderileceği ülkede tedaviye erişim bulunmadığı yönündeki iddiayı kendiliğinden çürütmez. Bu nedenle m.59 kapsamındaki sağlık hizmeti ile m.55 kapsamındaki gönderme engeli birbirinden ayrılmalıdır. Gerektiğinde uzman hekim görüşü ve güncel hastane belgeleri dosyada kullanılmalıdır.

Avukat, Aile ve Konsolosluk ile Görüşme Hakkı Var mıdır?

YUKK m.59, yakınlarla, noterle, avukatla ve yasal temsilciyle görüşebilme; telefon hizmetine erişebilme; ziyaretçiler, ilgili ülke konsolosluğu ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlileriyle görüşebilme imkânı tanır. Bu güvenceler yalnızca sosyal bir kolaylık değildir: Belgelerin temini, vekâlet verilmesi, yargı yoluna zamanında başvuru ve koruma taleplerinin aktarılması bakımından etkilidir.

Görüşme ve iletişim hakkı uygulamada kurum güvenliği ve usulüne ilişkin kurallarla yürütülebilir; ancak bu kuralların temel hakların özünü ortadan kaldırmaması gerekir. Yabancının dil engeli varsa haklarını fiilen kullanabilmesi için bilgilendirmeyi anlayıp anlamadığı ayrıca önem kazanır.

Avukatla görüşme, yalnızca kişinin sınır dışı davası için değil, idari gözetim ve varsa uluslararası koruma talebi bakımından da önemlidir. Kişi avukata hangi kararın kendisine bildirildiğini, tebliğ tarihini ve imzaladığı belgeleri aktarabilmelidir. Aile üyelerinin belge göndermesine imkân tanınması bazı durumlarda acil başvurunun hazırlanmasını sağlar. Hukuki görüşme hakkını kullanamayan kişinin sorunu idareye somut taleple iletmesi ve bunun kaydını tutması yararlı olabilir.

Hukuki yardım hakkının etkili biçimde kullanılması için görüşmenin yalnızca kâğıt üzerinde mümkün olması yeterli değildir. Yabancının avukata erişebilmesi, vekâlet işlemlerini yapabilmesi, yargısal başvuru süresini öğrenmesi ve gerekli belgeleri iletebilmesi gerekir. Konsoloslukla görüşme hakkı bulunan yabancı bakımından, uluslararası koruma talebine veya kişisel riskine göre menşe devlet makamlarıyla temasa geçmenin hassas sonuçları olabileceği de unutulmamalıdır. Aile bireylerinin kişinin bulunduğu merkezi bilmesi, belgeleri ulaştırabilmesi ve çocukların durumundan haberdar olabilmesi önemlidir. Görüşme ve iletişim hakkına ilişkin sınırlamalar varsa hukuki dayanağı ve somut gerekliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Çocuklu Aileler ve Refakatsiz Çocuklar Nasıl Korunur?

YUKK m.59 kapsamında çocukların yüksek yararı gözetilir; ailelerin ayrı yerlerde barındırılması ve çocukların eğitim-öğretimden faydalandırılması için gerekli tedbirlerin alınması düzenlenir. Aileleri ilgilendiren her gözetim işleminde çocukların yaş, sağlık, gelişim ve bakım ihtiyaçları bireysel olarak ele alınmalıdır.

Refakatsiz çocukların korunması, ailelerin barındırılmasına ilişkin kurallardan ayrı özel mevzuat ve çocuk koruma tedbirlerini gündeme getirir. Merkezde çocukların bulunduğu her dosyada sınır dışı işlemlerinin yanı sıra çocukların korunmasına ilişkin kurumların görevleri de değerlendirilmelidir.

Çocukların yüksek yararı yalnızca işlemin başlangıcında değil, merkezde kalış süresince de dikkate alınmalıdır. Küçük çocukların aileden ayrılmasının etkileri, çocuğun okul ve sağlık ihtiyaçları ve bakım ilişkileri sürekli önem taşır. Aile ile birlikte kalma ihtimali değerlendirilirken tesis koşullarının çocuk açısından uygun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Refakatsiz çocuklara yönelik özel koruma usulleri yetişkinlerin geri gönderme işlemlerinden farklı kurallar içerebilir. Bu nedenle bir çocuk dosyasında göç idaresinin yanında çocuk koruma makamlarının rolü de önem kazanabilir. Çocuğun kimliği ve ebeveyn ilişkisi hakkındaki belgeler sağlıklı bir değerlendirme için gerekli olabilir.

Çocuklu ailelerin dosyalarında çocuğun aileyle beraber barındırılıp barındırılmadığı kadar özel gelişim ihtiyaçları da önemlidir. Okul çağındaki çocuğun eğitimden uzun süre uzak kalması ve psikolojik etkiler gözetilmelidir. Çocuğa ilişkin kimlik veya akrabalık bağını gösteren belgeler eksikse bu durumun nasıl giderileceği araştırılmalıdır. Refakatsiz çocuğun korunması konusunda çocuk koruma makamlarının rolü ayrıca değerlendirilmelidir. Her karar çocuk üzerindeki somut etki dikkate alınarak ele alınmalıdır.

Çocukların bulunduğu dosyalarda yalnızca anne ve babaya ilişkin idari değerlendirme yapılması yeterli değildir. Çocuğun yaşı, sağlığı, bakım vereniyle ilişkisi, eğitimi ve psikolojik ihtiyaçları ayrıca ele alınmalıdır. Çocuğun yüksek yararı, hem merkezde sağlanan yaşam koşulları hem de özgürlüğü daha az kısıtlayan seçeneklerin değerlendirilmesi açısından önem taşır. Refakatsiz çocukların durumu özel koruma mekanizmalarını gündeme getirir; bu kişilerle ilgili işlemler yetişkinler için öngörülen rutin gözetim yaklaşımına indirgenemez. Merkezde çocuk için alınan tedbirlerin belgelenmesi, aile bütünlüğüne ve eğitim hakkına etkilerin izlenmesi gerekir. Bir çocuğun bulunması her idari işlemi otomatik geçersiz kılmaz; bireysel değerlendirme gerektirir.

Merkezde Tutulmaya Karşı Hangi Hukuki Yollar Kullanılır?

Göç alanında uzmanlığı bulunan sivil toplum kuruluşları, yetkili göç idaresinin izniyle merkezleri ziyaret edebilir. Bu mekanizma avukatla görüşme, uluslararası kuruluş erişimi veya yargısal başvuru hakkının yerine geçmez; bunları tamamlayan bir denetim ve destek imkânıdır.

Merkezde bulunan kişi açısından en acil husus, gözetim kararının gerekçesi ve tebliğidir. YUKK m.57 uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvuru; varsa sınır dışı kararına karşı m.53 uyarınca idare mahkemesi davası ayrı ayrı izlenmelidir. Yabancının hangi merkezde bulunduğu, iletişim ve dosya takibi için kritik bilgidir.

Hukuki temsil sürecinde merkezin kendi iç ziyaret uygulamalarıyla mahkemelere yapılacak başvurular birbirinden ayrılmalıdır. Gözetim kararına itirazda geçen süre, sınır dışı kararının dava süresiyle karıştırılmamalıdır. Bir kişi aynı anda koruma başvurusu sahibi olabilir ve bunun belge veya mülakat işlemlerinin devam etmesi gerekebilir. Hukuki başvuru hakkı açısından merkez koşullarında ortaya çıkan iletişim engellerinin giderilmesi önemlidir. Kararların açıkça tebliğ edildiği kayıtlar dosyanın temel belgeleri arasındadır.

Geri gönderme merkezindeki yabancının hukuki dosyasında idari gözetim, sınır dışı ve gerektiğinde koruma başvurusu farklı süreçler oluşturur. Gözetimin sulh ceza hâkimliğince incelenmesi, sınır dışı kararına karşı idare mahkemesindeki davayı kendiliğinden sonuçlandırmaz. Benzer şekilde sınır dışı kararının hukuka aykırılığı tartışılırken merkezdeki yaşam koşullarına ilişkin şikâyetin ayrıca sürdürülmesi gerekebilir. Bu nedenle vekilin önce kişiye ait kararların tamamına erişmesi, hangi makamın hangi işlemi tesis ettiğini belirlemesi ve dava sürelerini ayrı takvimlendirmesi yararlıdır. Merkezden başka bir ile nakil yapılması da devam eden yargı süreçlerinin takip edilmesine engel olmamalıdır.

Türkiye’deki Geri Gönderme Merkezlerinin Tam Listesi (2026)

Aşağıdaki merkezler, Göç İdaresi Başkanlığının resmî “Geri Gönderme Merkezleri İletişim” sayfasında 20 Ekim 2026 tarihinde erişilebilen adlandırmalara göre derlenmiştir. Aynı ilde birden fazla merkez veya “geçici” birim bulunması nedeniyle liste il sayısı değil, ayrı ayrı yayımlanmış merkez adlarını esas alır. Faaliyete açılma, kapanma, adres ya da telefon değişiklikleri olabileceğinden ziyaret veya başvuru öncesinde güncel resmî kayıt kontrol edilmelidir.

Resmî listede birden fazla merkez adı bulunan İstanbul, Erzurum ve Malatya gibi illerde, kişinin yalnızca ilinin bilinmesi her zaman yeterli olmayabilir. Hangi merkezin veya geçici birimin söz konusu olduğu, adres ve iletişim bilgisi ayrı doğrulanmalıdır. Aynı ildeki merkezlerin farklı personel, kayıt ve ziyaret düzenleri bulunabilir. Resmî iletişim sayfasında listelenen bir merkezin faaliyetine, doluluğuna veya güncel kullanımına ilişkin bilgi ayrıca teyit edilmelidir. Listeyi ziyaret planlamak, avukatla iletişim kurmak veya konsolosluğa bilgi vermek için kullanacak kişilerin son kaydı kontrol etmeleri yerinde olur. İletişim listesi hukuki başvuru sürelerinin hesaplanmasının yerine geçmez.

1. Adana17. İstanbul-Çatalca
2. Ağrı18. İstanbul-Tuzla
3. Ankara19. İstanbul-Arnavutköy
4. Antalya20. İstanbul-Arnavutköy Geçici GGM 1
5. Aydın21. İstanbul-Arnavutköy Geçici GGM 2
6. Balıkesir22. İzmir
7. Bayburt23. Kayseri
8. Bursa24. Kırklareli
9. Çanakkale25. Kocaeli
10. Çankırı26. Kütahya
11. Edirne27. Malatya-1
12. Erzurum-128. Malatya-2
13. Erzurum-229. Muğla
14. Gaziantep30. Niğde
15. Iğdır-Geçici31. Şanlıurfa
16. İstanbul-Binkılıç32. Van-Kurubaş

Bu liste, kapasite veya fiilî doluluk bilgisi vermez; yalnızca yayımlanan resmî iletişim kayıtlarındaki merkezleri gösterir. Merkezlerin telefonları ve açık adresleri şu resmî sayfadan incelenmelidir:Göç İdaresi Başkanlığı – Resmî İletişim Listesi .

Resmî iletişim listesi yabancının hangi geri gönderme merkezinde tutulduğunu öğrenme ve hukuki yardım organize etme bakımından yararlı bir başlangıçtır. Bununla birlikte listedeki adres ve telefonun yayımlanmış olması, merkezdeki kişiye aynı gün ulaşılabileceği ya da belirli ziyaret saatlerinin geçerli olduğu anlamına gelmez. İşlem öncesinde ilgili birimin güncel koşulları doğrulanmalıdır. Resmî listeye göre bazı illerde birden çok merkez ve geçici birim bulunmaktadır; aynı ildeki farklı merkezlerin birbirine karıştırılması gecikmeye yol açabilir. Merkezin adı ve sevk kaydı kontrol edilirken yabancının tebliğ edilmiş kararlarının yargı süreleri de ayrıca takip edilmelidir.

Listede yer alan geçici GGM adları ve numaralandırılmış merkezler idarenin yayımladığı birimleri gösterir. Ancak isim benzerliğinden hareketle fiilen aynı bina veya aynı kapasite bilgisi bulunduğu varsayılmamalıdır. Liste bir rehber olmakla birlikte belirli kişinin nerede tutulduğunu tek başına kanıtlamaz. Güncel adres, telefon ve ziyaret koşulları için resmî kayda ayrıca bakılmalıdır. İletişim listesinin eski bir çıktısına dayanılarak dava süresinin hesaplanması veya gönderilecek evrakın adresinin seçilmesi riskli olabilir.

Sonuç: Geri Gönderme Merkezinde Tutulmak Temel Hakları Ortadan Kaldırmaz

  • Geri gönderme merkezleri, idari gözetim altındaki yabancıların geçici olarak barındırıldığı yerlerdir. Merkezde tutulmanın hukukiliği ve burada sağlanması gereken hizmetler ayrı konulardır.
  • Acil ve temel sağlık hizmetleri, iletişim ve avukatla görüşme imkânı ile çocukların yüksek yararı bu merkezlerde gözetilmelidir. Gözetim kararına karşı başvuru ve varsa sınır dışı davası ayrı yürütülmelidir.
  • Türkiye’deki merkezlerin adres ve telefon bilgileri değişebileceğinden, işlem öncesinde Göç İdaresi Başkanlığının resmî iletişim sayfası ayrıca kontrol edilmelidir.

İzah Law Firm & Partners

Avukat Yusuf Göktepe • Avukat Hüseyin Keskin

NOT: Makalemizde yapılan izahlar, ilgili Kanunlar çerçevesinde konuyu genel hatlarıyla ele alarak hazırlanmıştır. Size özel detaylı bilgi için tıklayınız!

Saygılarımızla;

Av. Yusuf GÖKTEPE

İzah Law Firm & Partners

💬 📞