Çalışma İzni Nasıl Alınır?
Yabancı çalışma izni sürecinde işveren ve çalışan için doğru adımlar.
Türkiye’de bir işverene bağlı olarak ya da bağımsız olarak çalışacak yabancı uyruklu kişilerin, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında çalışma izni almaları zorunludur. Çalışma izni olmaksızın çalıştırılan yabancı hem kendisi hem de çalıştıran işveren açısından idari para cezası ve diğer yaptırımları beraberinde getirir; bu nedenle sürecin başında doğru planlama yapılması büyük önem taşır.
Çalışma izni; süreli çalışma izni, süresiz çalışma izni, bağımsız çalışma izni ve istisnai çalışma izni olmak üzere farklı kategorilerde düzenlenebilir. Süreli çalışma izni, belirli bir işveren nezdinde ve belirli bir işte çalışmak üzere en fazla bir yıl geçerli olacak şekilde verilir; uzatma başvurularıyla kademeli olarak süresi artırılabilir. Türkiye’de uzun süredir yasal olarak bulunan ve kanunda aranan şartları taşıyan yabancılara süresiz çalışma izni tanınabilir; bu izin türü belirli bir işverene bağlı olma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Bağımsız çalışma izni, kendi adına ve hesabına çalışacak yabancılar için; istisnai çalışma izni ise akademisyenler, sınır ötesi hizmet sunan kilit personel, Turkuaz Kart sahipleri gibi belirli meslek gruplarına özgü kolaylaştırılmış prosedürlerle verilir.
Çalışma izni başvurusu, yabancı Türkiye dışındaysa bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğuna, Türkiye’de yasal olarak bulunuyorsa ilgili bakanlığın elektronik başvuru sistemi üzerinden yapılır; başvurunun işveren tarafından da eş zamanlı olarak sistem üzerinden tamamlanması gerekir. İşverenin, kanunda öngörülen belirli sayıda Türk vatandaşı istihdam etme, asgari sermaye veya ciro şartlarını karşılama gibi kriterlere uyması, meslek grubuna göre değişen ek belgelerin (diploma denklikleri, mesleki yeterlilik belgeleri, iş sözleşmesi vb.) sisteme yüklenmesi gerekmektedir. Başvuru, ilgili bakanlık tarafından diğer kurumların görüşleri de alınarak değerlendirilir.
Kanun ve ilgili yönetmelik, belirli faaliyetleri çalışma izni almaksızın yürütmesine izin verilen yabancı kategorilerini de düzenlemektedir; örneğin belirli sınır ötesi hizmet sağlayıcıları, kısa süreli fuar ve sergi katılımcıları, bazı eğitim ve bilimsel faaliyet yürütücüleri belirli koşullarda muafiyet kapsamına girebilir. Muafiyet kapsamının doğru değerlendirilmesi, gereksiz başvuru maliyeti ve süre kaybının önüne geçilmesi bakımından önemlidir.
Çalışma izninin süresi dolmadan önce, aynı işveren nezdinde çalışmaya devam edilecekse uzatma başvurusunun süresi içinde yapılması gerekir; aksi hâlde iznin sona ermesi ve yabancının çalışma hakkını kaybetmesi söz konusu olabilir. İşveren değişikliği, unvan değişikliği veya farklı bir ilde çalışma gibi durumlar da izin kapsamında yeniden değerlendirme gerektirebilir. Başvurunun reddi veya iznin iptali hâlinde idari itiraz ve idare mahkemesi nezdinde dava yoluna başvurulması mümkündür.
Çalışma izni onaylandıktan sonra işveren, yabancı çalışanı süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmek ve diğer istihdam mevzuatından doğan yükümlülükleri yerine getirmekle sorumludur; bu bildirimin eksik veya geç yapılması hem işveren hem de çalışan açısından sorun doğurabilir. Çalışma izni belgesi aynı zamanda ikamet izni yerine de geçtiğinden, ayrıca ikamet izni başvurusu yapılmasına gerek kalmaz; ancak çalışma izninin iptali veya süresinin dolması hâlinde ikamet hakkının da sona ereceği unutulmamalıdır. Yabancı öğrencilerin mezuniyet sonrası çalışma izni başvurusu, belirli meslek gruplarında aranan diploma denklik süreci ve yabancı yöneticilerin şirket ortaklığına bağlı çalışma izni gibi özel durumlar da işveren ve çalışanın profiline göre ayrıca değerlendirilmesi gereken konulardır.
Uluslararası nitelikli işgücü hareketliliğini kolaylaştırmak amacıyla getirilen Turkuaz Kart uygulaması, yüksek nitelikli yabancı çalışan, yatırımcı, bilim insanı ve nitelikli işgücü kapsamına giren kişilere, ayrı bir süreli çalışma izni sürecine gerek kalmaksızın süresiz çalışma ve ikamet hakkı sağlayabilmektedir. Turkuaz Kart başvurusu, adayın eğitim durumu, mesleki deneyimi, yatırım veya istihdam katkısı gibi kriterler doğrultusunda puanlama esasına göre değerlendirilir ve kartın eşi ile bakmakla yükümlü olduğu çocukları da kapsayabilmesi, aile birliğinin korunması açısından önemli bir avantaj sunar. Hangi başvuru yolunun (standart çalışma izni, istisnai çalışma izni veya Turkuaz Kart) kişinin profiline daha uygun olduğunun doğru tespiti, sürecin hem hızını hem de sağladığı hakların kapsamını doğrudan etkilemektedir.
Bu Alanda Sunduğumuz Hizmetler
Bu konuda hukuki danışmanlığa mı ihtiyacınız var?
Uzman ekibimiz sizinle görüşmeye hazır.
