İtirazın İptali Davası

Ana Sayfa/İcra ve İflas Hukuku/İtirazın İptali Davası
⚖️

İtirazın İptali Davası

Borçlunun itirazını ortadan kaldırıp takibinizi kesinleştirin.

İlamsız icra takibine borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi halinde takip kendiliğinden durur ve alacaklının hacze geçebilmesi için bu itirazın ortadan kaldırılması gerekir. Alacaklının başvurabileceği iki temel yoldan biri icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını istemek, diğeri ise genel mahkemede itirazın iptali davası açmaktır. Bu sayfada itirazın iptali davasının ne zaman açılabileceğini, süresini ve ispat yükünün nasıl dağıldığını genel hatlarıyla ele alıyoruz.

İtirazın iptali davası, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde düzenlenmiştir ve alacaklının, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğunu bir dava yoluyla ispatlayarak, hem takibin devamını sağlamasına hem de borcun varlığının kesin bir yargı kararıyla tespit edilmesine imkân tanır. İtirazın kaldırılması yolundan farkı, itirazın iptali davasının genel mahkemelerde (alacağın niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesinde) açılan, tam yargılama usulüne tabi bağımsız bir dava olmasıdır. Bu davada taraflar tanık dinletebilir, bilirkişi incelemesi yaptırabilir ve her türlü delili sunabilir; bu yönüyle icra mahkemesindeki dosya üzerinden yürütülen ve delilleri sınırlı olan itirazın kaldırılması yolundan daha kapsamlı bir yargılama imkânı sunar.

İtirazın iptali davası açmak için kanunda öngörülen süreye dikkat edilmesi büyük önem taşır. Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasını açmak zorundadır. Bu bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir; yani mahkeme bu süreye uyulup uyulmadığını kendiliğinden gözetir ve süre geçtikten sonra açılan itirazın iptali davası süre aşımı nedeniyle reddedilir. Ancak süreyi kaçıran alacaklı alacağını tamamen kaybetmiş sayılmaz; bu durumda genel mahkemede itirazın iptali davası olarak değil, doğrudan alacağın tahsili amacıyla genel bir alacak (eda) davası açabilir. Bununla birlikte bu davanın açılabilmesi yeni bir icra takibi başlatılmasını gerektirebileceğinden, süreyi kaçırmamak her zaman alacaklının lehinedir.

İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı konumundaki alacaklıya aittir. Alacaklı, icra takibine konu ettiği alacağın gerçekten var olduğunu, miktarını ve muaccel (istenebilir) olduğunu; sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi, yazışmalar, tanık beyanları veya bilirkişi raporu gibi delillerle ispatlamak zorundadır. Borçlunun icra takibine itiraz ederken herhangi bir gerekçe göstermesi zorunlu olmadığından, itirazın iptali davasında da borçlunun itirazını ayrıca ispatlaması gerekmez; borçlu yalnızca alacaklının iddialarını çürütmeye veya alacağın bulunmadığını, ödendiğini, zamanaşımına uğradığını ya da başka bir def’i ileri sürmekle yetinebilir. Ancak borçlu borcun varlığını açıkça ikrar etmiş, ödeme, zamanaşımı veya takas gibi kendi lehine bir def’i ileri sürmüşse, bu iddialarını ispat yükü borçluya geçer.

Mahkeme yapılan yargılama sonucunda itirazın haksız olduğu kanaatine varırsa itirazın iptaline karar verir; bu durumda durmuş olan icra takibi kaldığı yerden devam eder ve alacaklı haciz talebinde bulunabilir. Kanun, itirazın iptali davasını kazanan alacaklı lehine, borçlunun kötüniyetle itiraz ettiğinin kabulüyle icra inkâr tazminatına da hükmedilmesini öngörür; bu tazminat, dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere mahkemece takdir edilir. Buna karşılık davanın alacaklı aleyhine sonuçlanması halinde ise, kötüniyetli icra takibi başlatan alacaklı borçluya karşı benzer şekilde tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir; bu durum icra takibi başlatmadan önce alacağın dayanaklarının sağlam şekilde ortaya konulmasının önemini gösterir.

İtirazın iptali davası, hem süre hem de ispat yükü bakımından dikkatli bir strateji gerektiren teknik bir dava türüdür. Davanın süresinde açılması, delillerin eksiksiz toplanması ve icra dosyasıyla uyumlu şekilde yürütülmesi, alacağın en kısa sürede tahsil edilebilmesi açısından belirleyici rol oynar.

Bu Konuda Sunduğumuz Hizmetler

İtirazın İptali Davası Açma ve TakibiGenel mahkemede itirazın iptali davasının süresinde açılması ve yürütülmesi
İtirazın Kaldırılması Başvurularıİcra mahkemesinde hızlı sonuç alınabilecek dosyalarda itirazın kaldırılması talepleri
İcra İnkâr Tazminatı TalepleriHaksız itiraz eden borçludan icra inkâr tazminatının talep edilmesi
Alacağın İspatına Yönelik Delil ToplamaSözleşme, yazışma, bilirkişi ve tanık delilleriyle alacağın güçlü şekilde ispatlanması
Kambiyo Senetlerine Dayalı TakiplerÇek, senet ve poliçeye dayalı özel takip ve itiraz süreçlerinin yönetimi
Genel Alacak (Eda) Davaları →Süresinde açılamayan itirazın iptali davası yerine genel alacak davası açılması

Borçlunun itirazı mı sürecinizi durdurdu?

Uzman ekibimiz sizinle görüşmeye hazır.

💬 Ücretsiz Ön Görüşme →
💬 📞